ucundan, soğuktan mosmor olmuş parmaklarının içi zift
bağlamış tırnakları görünüyordu. Annesinin üç kuruşa
ha lı dokumaktan yamulmuş elleriyle pişirip yedirdiği
topağın unları vardı dudaklarında; ha lı ipiyle deği l,
örgülü saçlarıyla, göz nuru döküp i lmek i lmek dokumaya
ça lıştığı ha lının dokuma parasını, ha lıcı esnafından üçer
beşer a larak içki, kumar parası yapan babasının ihaneti
sokuluydu yüreğinde… Önceleri; bir lira borç vermişse
geri bir lira a lırdı Emirgazi esnafı. Ancak, Aksaraylı Kürt
Kamber’in, Kara Hamdi’nin Emirgazi esnafına öğrettiği
tefeci lik, geleceğini de karartmıştı Cuma li’nin… Burnunu,
yanır olmuş sol koluna si ldi.
Minik çocuk, gördüğü manzara karşısında i lk lokmasını
yutamadı. Zorladı. Düğümlenen lokma boğazını yırtıp
geçti. Gocuğuna, botlarına baktı. Cuma li’den utandı.
Sessiz diki lmesine rağmen Cuma li’nin ha li, aslında çok
şey anlatıyordu. Derin bakışları, minik çocuğun gırtlağına
sarılmıştı. Yüreğinde yangınlar çıkarmıştı. Sanki minik
çocuğun yüreği a lev a lev yanıyordu. Çok kez gördüğü bu
çocuğu, i lk kez anlamıştı. E lmayı bir daha ısıramadı. Donup
ka lmıştı. Kendine geldiğinde elmayı uzatarak:
-Yer misin? dedi. Cuma li utandı. Başını iki omzunun
arasına gömdü. Utangaç bakışlarını yere çivi ledi. Minik
çocuk, hemen cebindeki ka lemtıraş bıçağını çıkardı.
Ka lemtıraşı kırılmış ama bıçağını atmamıştı. Şimdi işe
yarayacaktı. Önce, ka lemtıraş bıçağını, buzların arasından
bulabi ldiği kar parça ları i le güzelce si ldi. Sonra elmayı
kesmeye ça lıştı. E lmayı boydan boya çizdi. Sapının
bulunduğu tarafına başparmaklarını soktu. Avuçlarının
içinde elmayı ayırmaya ça lıştı. Biraz uğraştı. Sonunda
başardı. Ancak parçanın birisi diğerine göre daha büyük
oldu. Minik çocuk büyük parçayı Cuma li’ye uzattı. E lma
ışıldadı. Cuma li’nin elleri elmaya değince gözleri ışıldadı.
Yarınların güzel olacağı ümidiyle,
bunu gören güneş ışıldadı.
Kötü Dağ’ın, Karaca Dağ’ın
saçları saka lları; Hasan
Dağı’nın gelinliği ışıldadı.
Karlar buzlar ışıldadı. Yer
gök ışıldadı. Yarım elmayla
da olsa çocuğun yüreğinde
yanan ateşin a levleri
söndü, serinledi. Minik
çocuğun yüreği ışıldadı…
Güvercinler göründü
yine. Ney ça lıyordu
kanatları. Boz renkleri
kaybolmuştu. Bembeyazdı tüyleri. Dükkanın önünde
diki lmiş, başka larının a lın terleriyle doldurup sarkıttığı
göbeğini kaşıyan tefeci esnafa yaklaştılar. Kan yürümüş
kırmızı suratına pisleyip yükseldi ler. Cuma li lerin,
Kenanların evlerinin üzeri lerinden uçtular. En
öndeki lerinin ağzında bir elma çekirdeği vardı. Çekirdeğin
içinde, Cuma li’nin dokunduğu elma lar vardı… Çekirdeğin
içinde Emirgazi’nin geleceği vardı…
13
KONYA ÇOCUK
1...,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14 16,17,18,19,20,21,22,23,24,25,...44